başım dönüo, tekrarlarla boğuşmaktan. karıncalar gelio aklıma..yürüyecek mesafeleri kalmadığında aynı yerde gezinmeleri ve bıkmadan usanmadan çarptıkları duvardan bodoslama dönmeleri..bitmeyen bir döngü içinde. başka canlılarla da düşünmek mümkün pek tabi bu durumu..hafızaları pek de iyi olmayan türler için.
çünkü çişim geldi ve o sırada mutfağa gidip bir kahve koydum, o ısınana dek çişimi yaptım, sonra kahveyi alıp odama geldim, oturdum bilgisayarımın başına, önce bir sigara yaktım, sora okuduğum şeye odaklandım derken biri bişi yazdı -bi sanie cnm- diyip bunu binbeşyüz kişiye kopi peyst ettikten sora okumaya daldım gene, o sırada şarkı bitti, yeni şarkı açtım, bu sırada 2. sigarada yandı, kahveyi yudumladım, tekrar okumaya dalmışken yazmam gerektiği dürtüsü dürttü beni. hadi bi çişimi yapim, yeniden kahve koyim geliyim derken yine önce mutfağa gittim, suyu koydum, çişimi yaptım, kahveyi aldım, otudum şarkıyı açtım, yazmaya çalıştım o sırada şarkı bitti sora biri bişi dedi gene ben -bi snye cnm- yazdım sora sigara yaktım, sora gözlerimi kapadım tanrım gene çişim geldi ve ne çabuk bitti kahve, yine ve yine derken 28 saattir aynı döngüdeyim. ve nihayet saatin uykusu geldi, ya uyuyacam yada yazmak için bir çaba göstericem. karıncadan neyim eksilmiş dimi. şarkı bitti yine.
sandalye tüneği hal belimde sızı, bir de böle bedensel acılar içinde olmak..kafamı toparlamaya çalışırken çıkan kelimelerin cümle olmamaya duyduğu istek. herşey kendi başına buyruk. kafiyeli k harfleri içinde bulmak kendimi, aslında mastar-ın kendi başına buyrukluğu. çözdüm ben haliyeti de. herşey ne kadar özgür benim dünyamda. kalemim bile kendi başına buyruk. e saygı duyuyorum. bu yazdıklarımda otomotik kaydetti bile kendini. ne güsel.
tetik-
günlerdir birilerini dinlemekten fenalıklar geldi, evet çok iyi bir dinleyiciyim..ama bariz sahte kafiyeler içinde bulmak kendimi, herşey öyle güzel cümle içinde kullanılıyor ki. güzel olan cümle değil tabi virgülü yanlış yere koymamak lazım. herşeyin cümle içinde kullanılabilmesi güzel.
bazen matematik çok haklı, ikinin ikiye denkliğine takmış bir bünyeysen eğer, kuantumu da başkaları bilsin. bazen gerçekten matematik çok haklı.
meşhur doğa kuralı; güçlünün güçsüzü yediği, alt ettiği dünya düzeni daha ne kadar coşacaksa coşsun istiyorum. daha ne kadar yıkım varsa oluversin ve bitsin bu ego mücadeleleri, iktidar halleri, açgözlülük. ama biticek gibide değil gibi. yiyin birbirinizi ben izlemekle yetineyim.
birbirlerini eziyorlar , bu bir izdiham, üste çıkmak için, en üstte yada üstlerde olmak için ve öyle nefes alabilmek için, altta kalanın canı çıksın. topuklu ayakkabılar, sivri uçlu ayakkabılar ve yırtık ayakkabılar mücadelesi olsun ezmek. bir yığın. koca bir insan yığını. herşey özel olmaya çalışsın kendi ve başkalarının dünyasında. insan da bir mal, fiyatı ne kadar pahalı ise o kadar kaliteli görünür mal. yalan. hepsi aynı. etiketine ne diceksin? tanrımı takıyor etiketleri?
tanrının gözünde ayrıcalıklı olmak hadisesi mi var.
bencetanrıerkek.
tanrı erkek-
...
tamamen uyduruyorum iki nokta üstüstesi
ne kadar güzel bakıyorsun, sanki dünya daha güzelmiş gibi. cinsiyetin yok senin. öyle inandırıcı ki bakışın. sanki sana inanabilirmişim gibi. güvenebilirmişim gibi. ve konuşurken, herşeyi biliyor gibisin, neredeyse sana inanıyorum, herşeyi sen yaratmışsın gibi. tam mutluluktan ölecekken ve melekler var deyecekken bakışın değişiyor, görüyorum başka bi yere bakarken takındığın samimiyetin bozumunu. tiyatral, sahnen değişiyor, draman bozuluyor o saniye, makyajın akıyor, görüyorum, bir saniye, belki bi ömürlük bir görüş o, gözlerim doluyor, tekrar bana bakıyorsun ve yeniden o güzel bakış, sahnen yeniden canlanıyor, ne kadar da güzel oynuyorsun. gözlerim dolu dolu, öyle hüzünlenmişim ki, gerçeğini görüyorum, acıyor içim, ama öyle de güzel oynuyorsun ki neredeyse inanacağım neredeyse...ramak kala...seni böyle biliyorum işte, diğer herkeze de nasıl güzel göründüğünü biliyorum. biliyor ve susuyorum. aslında kabul ediyorum seni. varlığını kabulüm, susmak meselesi.
ve çok bilgiç eleştirmensin, makyajım akınca ne de çok şey söylersin, git ve yüzünü yıka, boyaların akmış..heryerin maskara!!! git aynanın karşısında ağla!
en güzel sensin ve en doğruyu bilen de sensin. sen herşeysin, herşeyin kendisisin. tanrı sensin (!)
...
uyandım..sabah 5 suları, yine boğmuşsun beni, yine kollarının arasında can vermişim. baktım kendime bir ölüden daha beterim. üstümü örtseydin? ne kadar çok kinaye. ne kadar çok hikaye.
...
biliyorum ve bileniyorum.
aklında olsun***