dualist yaklaşımlar.

sözün kimyası erimez. denklemi bilinmez. bilinmez bu hal, bu matematik.
iki bire zıtlığında harbini ilan etmiş, sıfıra çeken tartılar üstünde kimlikler kendini belli etmiş.
boşluk ve hacim, kapladığın alan kadarsın, ya sen? varolmak müessesinde yolun hangi semtten geçti, hangi sokakda köpeklerin oldu ısırgan yada kedilerin, ki onlar sokulgan.

dualist diyaloglar, karışımlar,
gri'nin arabuluculuğundaki siyah ve beyazın çatışması,
şehrin silüeti.
kapının çarpma sesi, kadının ayak sesi.
gölgeler ve hayaletler, görüntüler, korku romanlarından çıkmışçasına.
sıkılan yumruklar ve sıkılması gereken silahlar var.

şehir sapıtık.

"fütursuzca tepinen ruhlarda da aramak hata cenneti"

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Read Comments

dolunay

dişlerini biledi, sivriltti iyice, ısırdığı gözden kaçmayacak, tırnaklarını törpüledi, yüzünü beyaza boyadı ve kırmızı rujunu süründü.
kadının sureti, ayın aydınlık yüzü ve bu gece dolunay...
bu gece hiçbir randevuya geç kalınmayacak!
rüyalarından çıkıp gelen kadın hayaletler var, kırmızılı ve siyahlı kadınlar...bembeyaz tenlerine değdikçe uçuşan kıyafetler içinde...susuyorlar, ama sanki bir ağzıdan şarkı söyler gibi.
hepsi karanlık uykusundan uyanmış gecenin. bu gece dolunay var...
buz tutmuş adımlarından meçhule aşk eden kalp kırıklıkları var...kadınlar..hepsi beyaza boyanmış..gözlerinin altı makyaj akıntısı...kararmış..aslında..hepsinin söylemek istedikleri var...buz tutmuş bakışları, kurmuş gözpınarları var..
şehri kutsayan ışıklarında gece, ay dolunay.
canına susamışlar, kan emiciler ve intihar vak'aları var.
3.sayfanın habercisi, bu gece dolunay.

uyuyor...hırıltısıyla gökyüzünün, güneşi doğuracak uykusu, tanrının.
rüzgarı hırçın, işleyecek içine havanın soğuk iklimi..şemsiyeler ters dönecek, parçalanacaklar...yağmur bir genç kızın gözünden akar gibi yağacak, sağanak!

uyuyor...sayıklıyor.. ateşler içinde, hastalık 40 derecede...adını söylese bileceğim..gidip hangi şehirde aramam gerekiyorsa bu gece ay dolunay...

uyuyor...yatağında..üstünü örtmüşken...üşümesin diye ve kollarıma sarılmış, uykusunda içleniyorken o, haberi bile yoktu üstelik.
lezzetli alyuvarlar, bilenmiş dişler, bu gece dolunay...

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Read Comments

logy

K.:
şarap iyi oldu ama bak şimdi tebrikler iyi fiki
jade-:
banada iyimi geliyo kötümü anlamadım
dimağım açıldı
jade-:
ve keşiflerden keşif beğendim
K.:
iyi işte ne güzel daha ne istiyorsun
jade-:
gerçeğin kendisi neden bu kadar kafa iyiyken bellidir?
sorusunun cevabını
K.:
frenler çalışmıyor ya ondan
jade-:
fren dedektörleri alkol istilasına maruz kaldı
savulun antikorlar
bu sefer düşüneceklerim ve bileceklerim var
tek dişi kalmış canavar, tek kişi kalmış kadar...

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Read Comments

kayıt

gecenin yazgısı ışığa küsmek, ne kadar öcü varsa masallardan çıkıp gelsin işte tamda zamanı dediğim budur.
tekerrür bu sefer biz*den ibaret deil. yaşayanların ölüsünden gördüklerim var. bildiklerim.
duymasın sesimi. ama bildiğimide bilsin. böyle anlaşalım .sessiz ve sessiz.
***
kadın kolları açık, pieta heykeli gibi, yerçekimine başkaldırıyor, tanrının oğlu gibi, kollarından düşen adam, can*ı,
***


kadehini bana uzatıyor, sana içelim*, bakışlarında sabit,
gözlerini kaçırıyor, geçmişin bir odasında, anlıyorum, ikimizde aynı odada, geçmişe sığınıp, bir kadeh daha, tüm ölülerin şerefine.
ben üç kere öldüm diyor. gülümsüyorum. aslında gülmek eylemi değil, biliyorum, benim kaç kere öldüğümü sanırım hiç bilemezdi.
sessizlik..zaman durmaya niyetli. o zaten durur. saattin uykusu gelmez.
gölge taşıyıcıları, kervanlar halinde gözlerimizin önünden geçerken, karanlık. göz kırpışı, hissediş.hepsi burdalar. çalan saatler, cevapsız çağrılar. pörtleyen iletiler. sessizlik..
saklanır bakışın şarapın katresinde. öyle çok şey anlatırki.o kadar çok şey.

yavaş çekimde düştü kolları yere,
ve sonra savruldu bedeni,
yerdeydi,
kafası yüksekçe çarpmıştı ve kanıyordu..sızıyordu çatlaklarından. ama ölmüyordu. sadece bakıyordu
-öp beni- dedi...başını aldım ellerimin arasına...ve öptüm..-bu hayat öpücüğü değil, bilmen gerekir- dedi, biliyordum.
öpünce geçmez ki.
geçmezdi ki.

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Read Comments

görüntüler ve gerçekler
sınırlar ve yörüngeler


özdeyiş, literatür, mecaz ve dolaylama. dışavurum, hiçeyorum, olman gereken, olduğun gibiliğin,aynadaki görüntün ve bir de diğerlerinin gözündeki yansıman.
gerçek ve zahiri boyut. anlam ve denklem. enlem ve boylam. görmek ve duymak hadisesi. anlamak. ikinin bire zıtlığı. siyahın beyaza şıklığı. erkeğin kadına tutkusu. uyumak ve uyanmak.
susmak ve kusmak. nokta ve virgül. ve'nin bağlaçlığındaki zaafiyet.izafiyet ve zaafiyet.
kimlikler ve hiçlikler. aşk ve nefret. ölüm ve ölümüm.

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Read Comments

imla hatası

başım dönüo, tekrarlarla boğuşmaktan. karıncalar gelio aklıma..yürüyecek mesafeleri kalmadığında aynı yerde gezinmeleri ve bıkmadan usanmadan çarptıkları duvardan bodoslama dönmeleri..bitmeyen bir döngü içinde. başka canlılarla da düşünmek mümkün pek tabi bu durumu..hafızaları pek de iyi olmayan türler için.
çünkü çişim geldi ve o sırada mutfağa gidip bir kahve koydum, o ısınana dek çişimi yaptım, sonra kahveyi alıp odama geldim, oturdum bilgisayarımın başına, önce bir sigara yaktım, sora okuduğum şeye odaklandım derken biri bişi yazdı -bi sanie cnm- diyip bunu binbeşyüz kişiye kopi peyst ettikten sora okumaya daldım gene, o sırada şarkı bitti, yeni şarkı açtım, bu sırada 2. sigarada yandı, kahveyi yudumladım, tekrar okumaya dalmışken yazmam gerektiği dürtüsü dürttü beni. hadi bi çişimi yapim, yeniden kahve koyim geliyim derken yine önce mutfağa gittim, suyu koydum, çişimi yaptım, kahveyi aldım, otudum şarkıyı açtım, yazmaya çalıştım o sırada şarkı bitti sora biri bişi dedi gene ben -bi snye cnm- yazdım sora sigara yaktım, sora gözlerimi kapadım tanrım gene çişim geldi ve ne çabuk bitti kahve, yine ve yine derken 28 saattir aynı döngüdeyim. ve nihayet saatin uykusu geldi, ya uyuyacam yada yazmak için bir çaba göstericem. karıncadan neyim eksilmiş dimi. şarkı bitti yine.
sandalye tüneği hal belimde sızı, bir de böle bedensel acılar içinde olmak..kafamı toparlamaya çalışırken çıkan kelimelerin cümle olmamaya duyduğu istek. herşey kendi başına buyruk. kafiyeli k harfleri içinde bulmak kendimi, aslında mastar-ın kendi başına buyrukluğu. çözdüm ben haliyeti de. herşey ne kadar özgür benim dünyamda. kalemim bile kendi başına buyruk. e saygı duyuyorum. bu yazdıklarımda otomotik kaydetti bile kendini. ne güsel.

tetik-

günlerdir birilerini dinlemekten fenalıklar geldi, evet çok iyi bir dinleyiciyim..ama bariz sahte kafiyeler içinde bulmak kendimi, herşey öyle güzel cümle içinde kullanılıyor ki. güzel olan cümle değil tabi virgülü yanlış yere koymamak lazım. herşeyin cümle içinde kullanılabilmesi güzel.
bazen matematik çok haklı, ikinin ikiye denkliğine takmış bir bünyeysen eğer, kuantumu da başkaları bilsin. bazen gerçekten matematik çok haklı.
meşhur doğa kuralı; güçlünün güçsüzü yediği, alt ettiği dünya düzeni daha ne kadar coşacaksa coşsun istiyorum. daha ne kadar yıkım varsa oluversin ve bitsin bu ego mücadeleleri, iktidar halleri, açgözlülük. ama biticek gibide değil gibi. yiyin birbirinizi ben izlemekle yetineyim.
birbirlerini eziyorlar , bu bir izdiham, üste çıkmak için, en üstte yada üstlerde olmak için ve öyle nefes alabilmek için, altta kalanın canı çıksın. topuklu ayakkabılar, sivri uçlu ayakkabılar ve yırtık ayakkabılar mücadelesi olsun ezmek. bir yığın. koca bir insan yığını. herşey özel olmaya çalışsın kendi ve başkalarının dünyasında. insan da bir mal, fiyatı ne kadar pahalı ise o kadar kaliteli görünür mal. yalan. hepsi aynı. etiketine ne diceksin? tanrımı takıyor etiketleri?
tanrının gözünde ayrıcalıklı olmak hadisesi mi var.
bencetanrıerkek.
tanrı erkek-
...
tamamen uyduruyorum iki nokta üstüstesi
ne kadar güzel bakıyorsun, sanki dünya daha güzelmiş gibi. cinsiyetin yok senin. öyle inandırıcı ki bakışın. sanki sana inanabilirmişim gibi. güvenebilirmişim gibi. ve konuşurken, herşeyi biliyor gibisin, neredeyse sana inanıyorum, herşeyi sen yaratmışsın gibi. tam mutluluktan ölecekken ve melekler var deyecekken bakışın değişiyor, görüyorum başka bi yere bakarken takındığın samimiyetin bozumunu. tiyatral, sahnen değişiyor, draman bozuluyor o saniye, makyajın akıyor, görüyorum, bir saniye, belki bi ömürlük bir görüş o, gözlerim doluyor, tekrar bana bakıyorsun ve yeniden o güzel bakış, sahnen yeniden canlanıyor, ne kadar da güzel oynuyorsun. gözlerim dolu dolu, öyle hüzünlenmişim ki, gerçeğini görüyorum, acıyor içim, ama öyle de güzel oynuyorsun ki neredeyse inanacağım neredeyse...ramak kala...seni böyle biliyorum işte, diğer herkeze de nasıl güzel göründüğünü biliyorum. biliyor ve susuyorum. aslında kabul ediyorum seni. varlığını kabulüm, susmak meselesi.
ve çok bilgiç eleştirmensin, makyajım akınca ne de çok şey söylersin, git ve yüzünü yıka, boyaların akmış..heryerin maskara!!! git aynanın karşısında ağla!
en güzel sensin ve en doğruyu bilen de sensin. sen herşeysin, herşeyin kendisisin. tanrı sensin (!)
...
uyandım..sabah 5 suları, yine boğmuşsun beni, yine kollarının arasında can vermişim. baktım kendime bir ölüden daha beterim. üstümü örtseydin? ne kadar çok kinaye. ne kadar çok hikaye.
...

biliyorum ve bileniyorum.
aklında olsun***

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Read Comments

**back to black**

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Read Comments

Fish

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Read Comments

msj:

kıs- ya da kes- sesini!!

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Read Comments

aşk

e madem herşeyi göze soka soka oluyor, kabusun gerçek.
mavi mavi bakıyor, kimseyede söyleyemiyorum.
bulutlar mavi.
konuşsam ezilir cümleler.
malum mavi.aşk.

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Read Comments